turkishenglish.com - Quotes by Albert Einstein in English and Turkish

Quotes by Albert Einstein  

Success / Başarı

If A equals success, then the formula is: A = X + Y + Z, X is work. Y is play. Z is keep your mouth shut. 

A eşittir başarıysa, o zaman aşağıda verilen formül de: A = X + Y + Z, X iştir. Y eğlencedir. Z 'çeneni kapat'dır.


It is high time that the ideal of success should be replaced by the ideal of service.

Artık başarı  idealinin yerini insanlığa hizmetin almasının vaktidir.

 

Freedom / Özgürlük

Everything that is really great and inspiring is created by the individual who can labor in freedom.

Muhteşem ve ilham verici her şey, özgürce çalışabilen kişilerce yapılmıştır.

 

Imagination / Hayal gücü

I am enough of an artist to draw freely upon my imagination.

Hayal gücümde özgürce çizim yapabilecek kadar ressamım.


Imagination is more important than knowledge. Knowledge is limited. Imagination encircles the world.

Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Bilgi sınırlıdır. Hayal gücü dünyayı sarar.

 

Future / Gelecek

I never think of the future. It comes soon enough

Geleceği hiçbir zaman düşünmem. Yeterince çabuk geliyor.

 

Popularity/ Ün

Isn't it strange that I who have written only unpopular books should be such a popular fellow?

Popüler olmayan kitaplar yazıp bu kadar popüler bir adam olmam garip değil mi?


I hate crowds and making speeches. I hate facing cameras and having to answer to a crossfire of questions. Why popular fancy should seize upon me, a scientist, dealing in abstract things and happy if left alone, is a manifestation of mass psychology that is beyond me.

Kalabalıklardan ve konuşma yapmaktan nefret ederim. Kameralarla yüz yüze gelmekten ve soru yağmuruna tutulmaktan nefret ederim. Soyut şeylerle uğraşan ve yalnız bırakıldığında mutlu olan bir bilim adamı olan benim popüler olmam beni aşan bir sürü psikolojisinin göstergesinden başka bir şey değildir.

 

Prestige / Saygınlık


Not everything that can be counted counts, and not everything that counts can be counted.

Sayılabilen her şey saygın değildir ve saygın olan her şey sayılamaz.


When his wife asked him to change clothes to meet the German Ambassador: they want to see me, here I am. If they want to see my clothes, open my closet and show them my suits.

Alman Büyükelçisiyle tanışacakları için karısı kıyafetlerini değiştirmesini söylediğinde: Beni görmek istiyorlarsa, işte buradayım. Kıyafetlerimi görmek isterlerse, dolabımı aç ve onlara takımlarımı göster.

 

Curiosity / Merak

I have no special talents. I am only passionately curious.

Özel bir yeteneğim yok. Sadece tutku derecesinde meraklıyım.


Curiosity has its own reason for existing.

Merakın var oluş nedeni kendindedir.

 

Intelligence / Zeka

Great spirits have always found violent opposition from mediocre minds. The latter cannot understand it when a [person] does not thoughtlessly submit to hereditary prejudices but honestly and courageously uses their intelligence.

Büyük insanlar zeka düzeyi vasat olan insanlar tarafından daima şiddetli tepki görürler. Çünkü kendilerini süregelen önyargılara tereddütsüz teslim etmeyip zekalarını dürüstlük ve cesaretle kullananları anlamazlar.


Any man who reads too much and uses his own brain too little falls into lazy habits of thinking.

Çok fazla okuyan ama aklını çok az kullanan birinde düşünce tembelliği meydana gelir.

 

Creativity/ Yaratıcılık

The secret to creativity is knowing how to hide your sources.

Yaratıcılığın sırrı kaynaklarınızı nasıl saklayacağınızı bilmenizdir.


Reading, after a certain age, diverts the mind too much from its creative pursuits.

Okumak, belli bir yaştan sonra, aklı yaratıcı uğraşlarından çok fazla uzaklaştırır.

 

Conformity / Çevreye Uymak

He who joyfully marches in rank and file has already earned my contempt. He has been given a large brain by mistake, since for him the spinal cord would suffice.

Mevcut düzeni gülümseyerek boyun eğen ve destekleyen insanlar, tarafımdan hor görülmeyi hak etmiştir. Ona yanlışlıkla büyük bir beyin verilmiş, aslında sadece omurilik soğanı yeterdi.