18/02/07

Permalink 04:02:10, by Robert JOHNSON, 87 words, 7162 views   English (EU)
Categories: News

Creating an online community

We are making it easier for people who are interested in being part of an online community focused on translation issues to join the community. We deal with any issue related to translation, including freelancing, translation technology, artistic translation, translator's rights, etc.

This will also help generate more traffic to your site and strengthen your community.

If you would like to join our blogroll, please send us an email at translate(AT)turkishenglish(dot)com and we will send you the code for your blog.

Happy blogging!

05/02/07

Permalink 00:51:12, by Bengi BABA, 218 words, 1691 views   Turkish (TR)
Categories: Keşf-i ınternet

Arama ipuçları - grafik yardımı

Çevirinizde karşılaştığınız bilinmeyen kelime herhangi bir makine, parça, alet vb. mekanik bir parça ya da somut bir ifade ise Google grafik arama motoru sayesinde bunun neye benzediğini görme şansınız olabilir. Bu fonksiyon özellikle teknik çevirilerde oldukça yararlı olmaktadır. Bizzat kendi deneyimlerimizden bu basit arama tekniğinin basit resimlerden tutun da istemediğiniz kadar ayrıntılı grafiklere kadar birçok görüntüyü ekrana getirebileceğini biliyoruz. Yapmanız gereken bilinmeyen ifadeyi tırnak içinde veya yardımcı anahtar kelimelerle birlikte yazarak grafiklerde aramak. Bu arama sonucunda İngilizce ifadesini oldukça yabancı bulduğunuz parça ya da maddenin belki de çok tanıdık olduğunu göreceksiniz.
Kimyasalları konu alan bir çeviride karşılaştığım “pipet filler bulb” ifadesini direkt Türkçeye çevirmiş olsaydım bir daha aynı şirketten iş almamayı garantilemiş olurdum. Oysa oldukça basit olan grafik arama yöntemi ile bu ifadeyi tırnak içinde arattığımda karşıma çıkan beş adet resim her şeyi açıklıyor. Şimdi sıra geldi içeriğinde kimyasallar, deney setleri kısacası laboratuvar malzemelerinin bulunduğu bir site bulmaya. Ben bu terimi ararken bol resimli bir site buldum, bunun için kendimi şanslı mı saymalıyım bilmiyorum -=>

03/02/07

Permalink 00:43:52, by Ahu SEBEN, 301 words, 4668 views   Turkish (TR)
Categories: Dirty Words

Zor Kelime:"Challenge"

Bazı kelimeler çeviri yaparken gerçekten bizi zorluyor. Çünkü metnin bağlamına göre sözlükteki anlamlarından çok daha farklı anlamlar taşıyabiliyorlar ya da anlamını kendi dilimizde de bir kelime ile veremediğimiz durumlarla karşılaşabiliyoruz. İşte "challenge" kelimesi de bunlardan biri. Gerçekten taşıdığı anlam gibi çeviri yaparken güzel bir Türkçe karşılık bulmakta zorlandığım bir kelime.
Meydan okumak, reddetmek, itiraz etmek gibi sözlük anlamı olsa da zaman zaman çok farklı şekilde cümle içerisinde yer alabiliyor. Aşağıdaki cümlede olduğu gibi bir isim şeklinde karşımıza çıkıyor ve sözlükten farklı olarak "güçlük" anlamı taşıyor.
-Certainly, there's plenty of challenge ahead.
-Önümüzde şüphesiz birçok güçlük vardır.
Ya da metnin içeriğine bağlı olarak çok daha farklı bir anlam üstlenebiliyor. Burada "zorluk" veya "güçlük" anlamından çok ayrı "görev" kelimesine karşılık geliyor.
-The management challenge is to define the true problems and rapidly to deploy changing tactics.
-Yönetimin görevi gerçek problemleri belirlemek ve değişen taktikleri hızlı bir şekilde uygulamaya koymaktır.
Aşağıdaki cümlede ise ürünün sağlamlığı anlatıldığından "zorluk" yerine "darbe" şeklinde çevirmek metinin içeriğini daha güzel anlatabilmektedir.
-The Latitude ATG is designed to meet almost any physical challenge it might meet in even the most demanding work environments.
Latitude ATG en zorlu çalışma ortamlarında bile her türlü fiziksel darbeye dayanacak şekilde tasarlanmıştır.
Çeviri yaparken anlamı kaybetmeden geniş düşünebilmek, işimizi kolaylaştırmaktadır. Metnin anadilinde anlatılmak istenilene sadık kalarak daha yaratıcı çeviriler yapabilmemizi sağlamaktadır.

11/01/07

Permalink 01:59:05, by Bill, 230 words, 1280 views   English (EU)
Categories: Dirty Words

"Can't fill up on the taste"(!) (doyum olunmuyor).

"Doyum olmuyor" simply means "you can't get enough of it", but the phrase can be used with anything from sunsets to seafood, so you have to be a bit creative when it comes in different contexts:

* Bordeaux'lar ve Cote du Rhône'larla mükemmel bir birliktelik yakalayan deniz mahsullerinin tadına doyum olunmuyor.

You can never have enough of Bordeaux and Cote du Rhône with freshly-caught seafood.

* Van Gölü'nün ardından Van'a veda eden güneş, son ışıklarını Van Kalesi'nin binlerce yıllık duvarlarından usul usul çekerken manzaranın tadına doyulmuyor.

As the sun sinks down toward Lake Van and bids the world goodnight, the view from the walls of the centuries-old castle is breath-taking.

* Ömer Bey ile kilimlerdeki motiflerin gizli dünyasına yapılan yolculuğun ise tadına doyulmuyor.

Listening to Ömer Bey describe the esoteric world of motifs is a delight in and of itself.

* ... geleneksel kıyafetleri içinde yufka açan köy kadınlarıyla sohbet etmenin tadına doyulmuyor.

... you will thoroughly enjoy talking with the cooks as you eat the freshly-cooked food.

* Sınıfta kuru gelen konular, yemek sofralarında, biraz da içkinin etkisiyle tadına doyulmaz hale gelirdi.

Subjects that seemed dull and boring in class mesmerized us when eating a meal together with a bit of alcohol.

08/01/07

Permalink 08:18:13, by Meryem KUTLU, 267 words, 2286 views   Turkish (TR)
Categories: Translation issues

ÇEVİRİ YANLIŞLARI

Hani bazı mesleklerin makuz kaderi vardır ya, televizyon ekranında beliren her insanın "sanatçı" olarak anılması gibi, İngilizce bilen herkesin de çeviri yapabileceğine değgin yerleşmiş ve yanlış bir inanç var. Bir dili konuşmak ve anlamak ayrı şeydir, o dildeki bir olguyu, bir metni başka bir dile aktarmak ayrı şey. Ne var ki yazılı çeviriye ve mütercime gereken önemi vermemek, mütercimde belirli kıstaslar aramamak ne yazık ki piyasadaki pek çok işverenin işine geliyor. Ucuz iş gücünden yararlanmanın keyfini sürüyorlar. Sözde çevirmenin yaptığı akıl almaz yanlışların utancını ve vicdani rahatsızlığını duymuyor olacaklar ki, bu yanlışlar olmadık yerlerde tekrarlanıyor, günbegün artıyor. Dil yaşayan bir varlık olduğu için, dille haşır neşir olan birinin o dille birlikte sürekli kendini geliştirmesi kaçınılmazdır. Bunun için de araştırmak, okumak, yeri geldiğinde bilindiği sanılan bir sözcükten bile şüphe ederek anlamına bakmak gerekmektedir. Böylece "He died of consumption" cümlesi "Onu öldüren şey tüketimdi" şeklinde ya da "I'm not a lawyer but I work in the bar" cümlesi "Avukat değilim ama barda çalışıyorum" şeklinde çevrilmemiş olur. Yaptığı işin bilincinde olan, çevirdiği metne biraz dikkat edip bağlamdaki anlamsızlığı fark eden bir çevirmen, sözlüğü açarak ilk cümledeki "consumption" kelimesinin "verem", ikinci cümledeki "bar" kelimesinin ise "baro" anlamına geldiğini görebilir.

<< Previous Page :: Next Page >>

Search

Translator's Blogroll

January 2018
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
<< <     
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31        

Misc

XML Feeds

What is RSS?

Who's Online?

  • Guest Users: 1

powered by
b2evolution